FİL

birkaç cümle kaçtı dişlerimin arasından. pişman değilim. içimde karlı bir dağ gibi büyüttüklerim yanında sönük kaldıysa bu sana övgüdür, evet. içimdeyken ağırlıklarından bileklerim burkuluyordu ve tam da bu yüzden üç tanesini dökebilmek için bin kilometre kaçıp altı yüz elli üç kilometre döndüm. senin için geldim. içimde kaç kişiyi nerede öldürdüm bilmiyorsun. bunları izle. diğerlerini ben de bilmiyorum. hangi kül tablasında kimin ateşini söndürdüm ben de bilmiyorum. neler geçti ben de bilmiyorum. üstü kimde kalırsa kalsın. bir şeyi kafaya koydum muydu yaparım. o yüzden otogarlar suç ortağım-sa otobüsler mavzer ve elimde iki bilet. senin için geldim, evet. diğerlerini unut. diğerleri kızılay’ın adını bilmediğim bir sokağında kalsın. sen filli bir nevresim takımı ve unutulmuş bir cüzdanı. ardından bir krakerin öylesine yutulmuş oluşunu. ardından çatır çatır yanan bir cigarayı, sana yalan söylemiş oluşumu ve sana aşık olmuşluğumu unutma. hakkında da konuşma. olanı biteni uyut da kalk, bir deftere ‘ne de güzel çocuklar doğurduk çocuğum’ yazalım. başka bir yolu olmayan eylemler yanaklarımı kızartmazdı. işler değişti.

evet, üç kelime. kurtuluş parkına yürümeden önce dünya bundan daha kötü bir yerdi. senin bundan hiç haberin yok. samed behrengi bize teşekkür etsin. çünkü onun balığı yüzünden ellerini tuttum. azıcık aklım kalmış olsaydı o an onu da kaçırırdım.





Resim: Michaël Borremans

  • Instagram - Siyah Çember
  • Heyecan - Siyah Çember
  • Spotify - Siyah Çember