SOBE


Ben yine meydanların tam ortasında senin hiç onaylamadığın kahkahalarla çenemi kırdım. Kaldırımların üzerinde dengede durma yarışlarından mağlup çıktım. Karışın boyunlarımızdaki düğümlerle karışmadığı tüm kentlerin üzerinden geçtim. Çok güldüm, çok ağladım. Çok uyudum, çok uyandım. Tüm zıtlıkların babasını tuttum yanaklarından öptüm. Burası hala gün gibi diri , ağzında nefesi dursun diye tutup ağzımdaki nefesi ona verdim.


Ben uyandım.

Ayağımın yere değmediği yatağım ve yüzü eskimiş çarşaf yüzlerim. Yüzlerimiz. Kırış kırış tomarlığın ortasında çizgisiz ve katlanmamış bel kemiklerimiz. -Derimden dökülen şanssız çakıl taşları- Uyanıklık rahminde sevgi bağının çürümüş kokusu. Tüm acılı sancıların yaşandığı geceler kadar hafıza kaybı. Bir o kadar nefesi yüzümde hissedecek büyüklükte tanıyormuşluk hissi.

Tüm duvarlardan kulağıma giren soğuk duvara sürten tırnak sesi,


Ben yine tüm evlerde kırmızı lekelerimi bıraktım.


Beni bul. Beni bulma.




Resim: Paul Klee

  • Instagram - Siyah Çember
  • Heyecan - Siyah Çember
  • Spotify - Siyah Çember