Akıl Kazımaları

Elimde bir bıçak, bir şeylere çok yardım edecek. Öyle ki sabahın birinde durdum, bir şeyleri nasıl doğru düzgün anlatmam gerektiğini düşünen aklımı kazıdım. İncelikmiş, siktir oradan.

O üstü toz bağlamış olan şey her neyse. bak onu da sağ gözüm kadar çok seviyordum ama n’oldu biliyor musun? Yerini kazıdım. Yerinden kazıdım. Adını kazıdım. Ağrısı mıydı sancısı mıydı her neyse işte. Kazıdım onu da. Evet, sabahın köründe bilinçli eylemler gerçekleştirdim çocuğum hem de kıpkırmızı. Bakma öyle, bu bir savaş. Elbette bir şeyler kıpkırmızı olacak. Elbette kanayacağız. Savaş bitti, ardını arkasını da kazıdım. Sonunu hiç düşünmedim. Sonunu bir kez olsun düşünmeyebildim ve elimde bir bıçak. Bak burası gurur. Diyorum ki reddettim bu monoton naifliği. Böyle kalsın. Bir görev sanılan titrek kalpli cümlelerin hepsini kazıdım. Masa köşelerini kazıdım. Tabloları kazıdım. Duvarları kazıdım. Yarım mıydı eksik miydi neydi işte. Hepsini ve hepsine bir kesik bıraktım. Diyorum ki çok kez haberin bile olmadan çarpıp çıkmıştım ya onca kapıdan. Onca kapıyı da kazıdım. Sesi kulağıma gelmesin diye kulaklarımı da kazıdım. Çocuk gibi ağlarım belki diye çocukluğumu ayrı, sol gözümü ayrı kazıdım. Böyle olmasın diyen dilimi de kazıdım. İncecik düşünen aklımı da kazıdım. Evet. Evet öylesine rengarenk olsun diye uğraştığım bahçeleri karış karış kazıdım. Artık ben de kızgın değilim. Her şeyi ve herkesi kazıdım.





Fotoğraf: Barbara Klemm

  • Instagram - Siyah Çember
  • Heyecan - Siyah Çember
  • Spotify - Siyah Çember