top of page

ARTI ON İKİ KEZ

Ben, günah sayan meleklerin gözünü yumduğu günahların birinde düştüm annemin rahmine. Diriliğimi orada sakladım, tam yirmi üç yıl boyunca.

Günah sayan meleklerin gözünü yumduğu günahlar gördüm, doğdum.

Doğumumdan yaklaşık birkaç yıl sonra boğuldum.

Babalar put sanırdım. Baba kalbi görmemiştim. Gördüğüm gece kendi kalbimi gömdüm.

Babamı ben döktüm. Babam ciğerimin tuzunu affetsin.


 

kadıköy balık pazarında,

bir balığa sarılıp ağlayan bir kadın yetiştirdi babam.

geldiğiniz,

güldüğünüz,

ağladığınız,

beslediğiniz,

yediğiniz,

kustuğunuz,

tükürdüğünüz

bir kadın ismiyim,

varlığını artı.on.iki.kez. reddetmiş.

çığlığımı naftalinleyip kaldırıyor annem.

kendimden çıkacak gibiyim.

tekrarlıyorum.

kendimden çıkacak gibiyim.

tekrar!

ken dim den çı ka cak gi bi yim

sessizce.

oturduğum iskemle kırılacak,

ayakları iki yana açılacak,

babam hiç dokunmayacak.

kırılan şeyler babamın ilgi alanında değil.

düzeltiyorum.

bu evde, kırılan şeyler babamın ilgi alanında değil.

bu evde olanlar hiçbir zaman babamın ilgi alanında olmadı.

mutfakta kırılan bardaklar,

akvaryumunda pişen balıklar,

karnı yarılan yastıklar.