BELİRSİZLİK ÇIKMAZI

Belirsizliktir her şeyin başlangıcı. Susturur içini, kemirir ciğerlerini. Dertsiz başını sokar dertten derde her basamakta. Uçsuz bucaksız merdivenin dikenlerle dolu basamaklarında. Bilmiyorsun bu durumu çünkü hissedemiyorsun duygularını, anlamıyorsun zamanın seni nelerden nelere sürüklediğini. Bir belirsizliktir alıyor seni, vuruyor dört duvarı kan izleriyle kaplı odanın her köşesine. Sesini çıkarırken çığlıkların boğazını kemiriyor. Aç bir sokak köpeğinin yemeğe saldırışı gibi saldırıyor sana heceler. Hece dediğime bakmayın. Belli belirsiz soluklanmalar demek daha doğrudur belki de. Belki de diyorum gene. Çünkü sardı her hücremin her noktasını belirsizlik. Ah belirsizlik vah belirsizlik. Sızlanmayı kes! Sen yarattın bunu. Sen soktun kendini bu çemberin sonsuz noktalarının arasına. Başladığın noktaya dönmeyi iple çektin her seferinde. Kâh korktun söylemekten kâh korktun susmaktan. Yanlış yerde yanlış tepkilerle doldu hayatın. Doğru insanı doğru zamanda bulamamaktan yakındın. Oysa sen kendini bulamamıştın ki. Boşa çektin küreği, yazık sana... Yazık mı bana? Bu kadar mı söyleyeceklerin? Yardım etmek çok mu zor? Ah benim kendinden bile ümidini kesip başkalarına umut olmaya çalışan takıntılı belirsizliğim. Görmedin mi, okumadın mı birkaç satır öncesinde yazdıklarımı? Ben ben değilim ki. Kendine gel artık. Karar vermek ne kadar zor ki? Zor tabii ki, sen nereden bileceksin. Sen hiç buldun mu kendini ne kabus ne rüya gördüğün bomboş gecelerin terli kalkışında? En azından bir renk var deyip renkten zerre gram olmayan hayatını kabul etmeye çalışmaya. Yaşadın mı bunları? Anlıyor musun beni? Gülüyorum sadece sana. Senin ne yazdığından haberin var mı? Akyuvarlarınla alyuvarların yer mi değiştirdi yoksa?! Alyuvarların beti benzi atmış bir halde cepheye koşarken akyuvarların bilmediğin bir damarda zevki sefa mı sürüyor?! Ne yapıyorum ben? Ne alaka şimdi? Biyolojiden kesitler vermek çok mu bilgili gösterdi beni? Yazdıklarım daha mı ilgi çekici hale geldi? Saçmalama! Alt tarafı akyuvar ve alyuvar yazdın. Ne bilgisi bu?! Herkes bilir ne halt ettiklerini. Herkes mi bilir ne halt ettiklerini? O zaman neden ikiye ayrılır insanlar? Bilenler ve bilmeyenler. Bilmiyorum. Bak işte sen de buldun bir grupta kendine yer. Ben zaten hep o gruptaydım. Doğru ya, senin içine işlemiş bu. Kalmışsın o bataklıkta, bir de kalkmış bana ahkâm kesiyorsun. Sen mi beni kendime getirmeye çalışıyorsun. Kimsin sen, nesin sen? Zırıl zırıl ağlarken peçete tutan o kişi mi yoksa peçete imalatı yapan mı? Peçete imalatı ne alaka şimdi? Kim yapıyorsa yapsın imalatı, sen bu satırları yazarken evinde mışıl mışıl uyuyordur zaten. Bize ne! Kafamı karıştırıyorsun artık. Sus biraz. Çok normal böyle olması, ne bekliyordun ki? Yer mi değiştirdik biz şu an? Birbirimizin yerine konuşuyor gibiyiz. Bilmem öyle mi yapıyoruz? Birbiri yerine konuşan binlercesi yok mu zaten? Hem okuyanlar anlar bunu, ben yazıyorum sadece. Tek bir kişi olarak yazıyorum. Belki içimdeki binlerce bölünmüş benle. Gene belki dedim. Bir türlü kapatamadım şu çenemi. Durmak bilmedi anlamsız satırlar döken parmaklarım. Siz bana çok takılmayın. Şu an bilgisayarın ekranına bakıp yazarken bile hala belirsizlikteyim. Hangi şarkıyı dinlesem acaba? Plak mı yoksa kaset çalar mı? Doksanlar ruhuma işlemiş sanki, yoksa yeni nesil miydi şarkılar? Yapma artık şunu kendine. ''Yeter!''

Verda Hamitoğlu

  • Instagram - Siyah Çember
  • Heyecan - Siyah Çember
  • Spotify - Siyah Çember