DEMET KILIÇ İLE PUDUHEPA VE KIZKARDEŞLERİ’NE DAİR

Puduhepa ve Kızkardeşleri serisi ile tanışmam ilk Puduhepa ile oldu. Tarihteki ilk barış antlaşması Kadeş’e mührünü basan Hitit Kraliçesi’nin adının Puduhepa olduğunu Sevgili Demet Kılıç’ın kaleminden öğrendim. Yüz yüze tanıştıktan sonra hayranı olduğum kitabın yazarına bir kez daha hayran oldum ve arkadaş olduk. Pandemi araya girmeseydi TOÇEV, Bodrum Engellier Sağlık Vakfı ve Deniz Müzesi ile ortaklaşa ‘Sevgi Dili Ağacı’ Projesini hayata geçirecektik. -Pandeminin bitmesini dört gözle bekliyorum.- Anadolu’dan çıkmış güçlü kadın hikayeleri ile kendine inanarak büyüyen çocuklar için yola çıkılan kitaplarda TOÇEV aracılığıyla kız çocuklarının eğitimine katkı sağlanıyor. Hikaye, resimleme, tasarım ve uygulaması Demet Kılıç’a ait olan kitaplar Renan Tan Tavukçuoğlu’nun hayata geçirdiği Puduhepa ve Kızkardeşleri projesinin bir parçası. Projede hem tamamen kadın el emeği ile üretilen ve kostümü ünlü modacılarımız tarafından tasarlanan bez bebekler hem de ilham dolu hikaye kitapları çocuklarla buluşuyor.

Seda Tansuker: Sevgili Demet Kılıç, Renan Tan Tavukçuoğlu ve TOÇEV (Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı) ile yolunuz nasıl kesişti? Puduhepa ve Kızkardeşleri Projesi’nin doğum anı nasıl gerçekleşti? Demet Kılıç: Benim için çok değerli bir hikayesi var bu karşılaşmanın. Yıllarca özellikle yurtdışındaki projeler için çalışmış bir çizer olarak artık inandığım hikayeleri yazmak ve resimlemek istediğim bir dönemdeydim fakat nasıl ilerleyeceğimi bilemiyordum. Biraz uzaklaşmak ve içime dönmek üzere doğanın içinde bir masal kampında muhteşem bir kadın çemberine katıldım. İlk gün çemberde hiç tanımadığım kadınlarla otururken hayallerimizi paylaşmaya başladık. Bana sıra geldiğinde içimden geçeni söyleyiverdim. Çocuk kitapları çizeriyim ama artık inandığım hikayeleri yazmak ve çizmek istiyorum dedim. O sırada çemberin karşısından bir küçük sevinç çığlığı geldi ama o kocaman gülümsemeye tam olarak anlam veremedim. Sonra sıra Renan’a geldi ve tüm heyecanıyla bir hayali olduğunu, bez bebekler ve hikaye kitapları ile çocuklara ilham olacak bir projesi olduğunu anlattı. Ve elbette bu proje için bir yazar ve çizere aradığını da. O an içim kıpır kıpır oldu ve işte böyle başladı Renan ile bu keyifli yolculuğumuz. Kamp bitti, yollar bir süre ayrılır gibi oldu ama sonunda bir araya geldik ve şimdi dördüncü kitabımızla devam ediyoruz. “İyi ki” denilen anlar vardır ya hayatta, hiç düşünmeden, plan yapmadan katılıverdiğim o kamp da benim için öyle bir an işte.

S.T.: Güneş’in sırlarını çözen kadın olarak anılan ve Nasa’da çalışan ilk ‘Türk Bilim İnsanı’ Dilhan Ege Eryurt; hayatı boyunca sanat ve kız çocuklarının eğitimi için çalışan ünlü tiyatro insanı Gülriz Sururi ve literatüre binlerce çiçek türü kazandıran Asuman Baytop’un ortak noktaları Cumhuriyet kadını olmaları. Bunu bilinçli olarak mı seçtiniz yoksa seçtiğiniz isimler sayesinde böyle mi denk düştü?

D.K.: Projede yer alacak isimler başta Renan olmak üzere proje ekibimiz tarafından çok titiz bir şekilde inceleniyor ve seçiliyor. Puduhepa tarihin oldukça uzak bir döneminden gelen bir kahramanımız. Ondan sonra daha yakın tarihten bir isim seçmek istemiştik ve o dönemde “bilim” bizim için öne çıkan bir konu olmuştu. Bu sayede Dilhan Ege Eryurt kitabımız ortaya çıktı. Daha sonra bilim konusunu sanatın takip etmesi gerektiğini hissettik ve Gülriz Sururi bize ilham oldu. Odak noktamızı güncel konularda, çocuklara iletmek istediğimiz önemli mesajlarda tutmak istediğimiz için sırada “doğa” olması çok şaşırtıcı olmadı. Doğanın ve dolayısıyla hepimizin içinde bulunduğu çevre krizlerinin ortasında bir farkındalık yaratmamız gerektiğini hissettik. Bu sebeple de Asuman Baytop ailemize katıldı. Hepsinin birer Cumhuriyet kadını olmaları ise benim açımdan çok anlaşılır bir durum. Kadının değerinin, toplumdaki yerinin dönüştüğü, daha önce imkansız olan ufukların açıldığı bir dönemden bahsediyoruz Cumhuriyet dönemi dediğimizde. Bu toprakların bereketinde doğan tohumların Cumhuriyet’in ışığı ile boy verip serpilmeleri ve bize ilham olmaları bana çok da şaşırtıcı gelmiyor. Elbette Puduhepa ve Kız Kardeşleri ailesine yeni isimler katıldıkça tarihimizin farklı dönemlerinden de hikayeler anlatacağız fakat temelmizi Cumhuriyet dönemi ile atmamızın değerli olduğunu düşünüyorum.



S.T.: Toprağın Kadınları 2021 Birincilik ödülü desteği ile Asuman Baytop projenizi hayata geçirmenizi sağlayan kurumun Yves Rocher Vakfı olduğunu okudum. Armağan Portakal ile yolunuz kesişmiş. Karaoklar Çiftliği, kavun tohumlarını temin etmiş ki o tohumların Asuman Baytop bebeği vesilesiyle bahçelerde yeşereceğini bilmek çok özel bir duygu olsa gerek. Kolektif bir iş yapıyorsunuz. Kitapların bebekleri de var ve bebeklerin kıyafet tasarımları hangi modacılarımıza ait?

D.K.: Puduhepa ve Kız Kardeşleri projesi iki önemli ayağı olan bir proje. Bir yanda tamamen kadın el emeği ile üretilen ve kostümü ünlü kadın modacılarımız tarafından tasarlanan çok tatlı bir bebeğimiz var. Fabrikasyon üretilen ve çocuklarda sağlıksız beden algılarına yol açan bebekler yerine ev kadınlarımızın ekonomiye katılmasını sağlarken çocuklarımıza sıcacık bir oyun arkadaşı olan bu bez bebeklerin sunulması beni çok mutlu ediyor. Her bebeğin kostümünde farklı bir modacımızın imzası var. Puduhepa’nın geleneksel kumaşlardan oluşan kostümü Arzu Kaprol tarafından tasarlandı. Dilhan Ege Eryurt’un yıldızlarla süslü kostümünü Zeynep Tosun hazırladı. Gülriz Sururi’nin zarif tayyörü Özlem Süer imzalı. Asuman Baytop’un ruhunu yansıtan kostüm ise Tuvana Büyükçınar’ın tasarımı. Evimde baş köşede oturan bu dört tatlı kadını çok seviyorum. Projenin diğer ayağı ise benim yazıp resimlediğim kitaplar. Her kahramanımızın hayatından esinlenerek yazdığım ve TOÇEV çocuk psikologları tarafından dikkatle değerlendirilen hikayeleri yine yaş grubuna uygun bir görsel dil ile resimliyorum. Böylece bir bez bebek ve bir kitaptan oluşan ilham setimiz ortaya çıkıyor. Ve evet bu büyük bir ekibin sevgiyle ortaya çıkardığı bir proje. Gittikçe büyüyen ailemize harika insanlar ve kurumların eklenmesi beni çok heyecanlandırıyor.



S.T.: 23.000 bitki arşivleyen, 9 kitap ve 260 makale yazan Baytop’un ismi: Crocus Asumaniae, Cirsium Baytopae ve Rosa Asuman gibi çiçeklere verilerek dünya literatürüne geçmiş. Botanik alanında böyle değerli bir ismi sizden önce bilmiyordum. Sayenizde sadece kızım değil ben de pek çok şey öğrendim ki bunun da iyi bir çocuk kitabında olması gereken özelliklerden biri oolduğunu düşünüyorum. Puduhepa’da hem Gelişim Psikoloğu Ceyda Demirbaşoğlu hem de Çocuk Gelişim Uzmanı Leyla Ecem Yurtsever’in desteği var ve kaç yaştan itibaren uygun olacağına dair bilgi içermiyor. TOÇEV’in Psikolojik danışmanı Aslıhan Yıldırım; Dilhan Ege Eryurt, Gülriz Sururi ve Asuman Baytop kitaplarının danışmanlığını üstlenmiş ve onlarda artı altı yaş uyarısı yer alıyor. Kitaplarda yaş hangi kriterlere göre belirleniyor?

D.K.: Evet, Puduhepa’nın ilk baskılarında yaş grubu belirtmemiştik ama çalıştığımız yaş grubu yine aynıydı. Daha sonra gelen talepler üzerine kapağa 6 yaş ve üzeri ibaresini koyduk. Projenin başından beri TOÇEV’in değerli psikologları her adımda hikayeyi inceliyorlar. Yazım ve resimleme aşamasında çok değerli katkılarla hem mesaj içeriğinin hem de yazılı ve görsel dilin hitap edilen yaş grubuna uygun olması konusunda yardımcı oluyorlar. Henüz soyut kavramların tam oluşmadığı bir yaş grubu olduğu için özellikle soyut değer ve kavramları olabildiğince somutlaştırarak ve çocukların o yaş grubunda yaşadıkları iç çatışmalara sağaltıcı bir şekilde değinerek hazırlıyoruz hikayelerimizi. Fakat 6 yaş ve üzeri uyarısının genel bir bilgi olduğunu belirtmeliyim. Ziyaret ettiğim ve hikayeleri paylaştığım anaokullarında 3 yaşın üzerindeki bütün gruplarda harika geri dönüşler alıyorum. Dili biraz basitleştirerek ve anlamadıkları yerlerde ufak açıklamalar yaparak 3 yaşından itibaren anlatımında sıkıntı olmadığını düşünüyorum. Çocuklar bence bizlerden çok daha derin hissediyorlar ve bağ kuruyorlar kahramanlarımızla.


S.T.: Puduhepa ile başlayan yolculukta sırasıyla Dilhan Ege Eryurt, Gülriz Sururi ve en son Asuman Baytop eklendi. Son derece titizlikle seçtiğiniz isimler için çok uzun araştırma süreçleri olduğunu tahmin edebiliyorum. Her kitap projesi için araştırmalarınız ortalama ne kadar zaman alıyor? D.K.: Ekibimiz gerçekten bu konuda çok özverili çalışıyor. Başta Renan olmak üzere hepimiz büyük titizlikle sayısız ismi inceliyoruz. Ortalama bir süre belirtmem gerekirse 6-8 aylık bir dönem olduğunu söyleyebilirim.

S.T.: Asuman Baytop’tan sonra hangi kızkardeşin geleceği konusu belli mi? Benim gönlümde, idolüm olan Muazzez İlmiye Çığ’ın yattığını itiraf edebilirim. Hınç okurları için en azından ip ucu vermenizi rica etsem?

D.K.: Çok isterdim gerçekten fakat henüz belli değil. Muazzez İlmiye Çığ kesinlikle listemizde olan ve çok istediğim muhteşem bir isim. Kahramanlarımızı seçerken kitaplarda işlenen alanların sırasına da dikkat ediyoruz. Puduhepa barışın sözcüsü oldu, Dilhan Ege Eryurt bilim, Gülriz Sururi sanat ve son olarak Asuman Baytop ise doğayı temsilen aramıza katıldı. Şimdi bu doğrultuda hangi değer ya da alanı projemize dahil edeceğimizi bilemiyorum henüz. Ama yine ilham dolu bir hikaye olacağını söyleyebilirim.

S.T.: Puduhepa ve Kızkardeşleri kitap ile bebekleri, www.puduhepavekizkardesleri.com adresinin yanı sıra hangi sitelerden ya da kitapçılardan temin edilebilir?

D.K.: Kendi web sitemiz dışında, TOÇEV Web sitesi ve pazar yerlerinde setlerimiz satılıyor. Onların dışında sadece İstanbul Happy Nest'te mağaza olarak var ürünlerimiz.


S.T.: Sitede ‘Askıda Kitap’ başlığı altında bir seçenek var ondan da bahsedebilir misiniz?

D.K.: Askıda Kitap ve Askıda Bebek seçenekleri aslında son yıllarda çeşitli alanlarda gördüğümüz ve çok sevdiğimiz bir uygulama. Kitap ve bebek setlerini alıp ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak isteyen destekçilerimiz bu seçeneği işaretleyerek aldıkları ürünü askıya yerleştiriyorlar. Biz de sitemiz üzerinden bize ulaşan okul ve kişilere ulaştırıyoruz. İyiliğin katlanarak artmasına yardımcı oluyoruz yani. Projemize destek olmak isteyen ama çevresinde kitabı ve bebeği hediye edecek birileri olmayan destekçilerimiz özellikle kullanıyorlar bu seçeneği. Böylece hem destek verenler setlerin doğru adrese varacağından emin oluyor hem de kasaba ve köy okullarına kadar bir çok çocuk setlerimizle tanışmış oluyor.


S.T.: Keyifli sohbetimiz için teşekkür ederim. Hınç okurları için eklemek istediğiniz bir şey var mı?

D.K.: Öncelikle beni konuk ettiğiniz ve projemizi duyurmamıza yardımcı olduğunuz için çok teşekkür ederim Bir sanatçı olarak Hınç okurları ile buluşmak benim için çok gurur verici. Tüm Hınç okurlarına gönülden teşekkür ediyorum.


  • Instagram - Siyah Çember
  • Heyecan - Siyah Çember
  • Spotify - Siyah Çember