DOMİNO TAŞI

Hayatta garip rastlantılar var. Kimi insanların yarattığı domino etkisi bambaşka insanlara ve duygulara yol açabiliyor. Verdiği derslerle hayatımızda kısa süreliğine yer alan bazı insanlar, öğrettiği bilgi ya da duyguyu bir başkasında yaşayabilmemiz için bazen bir duraktır sadece. Almamız gerekeni alıp yolumuza devam etmişiz, o an için ayrılmayı istemesek dahi o duraktan çoktan uzaklaşmışızdır bir kere. Yaşam maratonumuzda birçok durak var ve yolumuz kimi zaman uzun, kimi zamansa kısa. Bu yolda olmanın kısa ve aynı ölçüde uzun bir öyküsü…


Bir yaz gecesi tanışmıştık onunla, kamp ateşinde göz göze gelmişti ruhlarımız. Benim dominomdaki, devrilen ilk taştı o. Ertesi gece hamakta sarılmış yıldızları izlerken nereden bilebilirdim ki tam iki yıl sonra aynı anı bambaşka bir adamla tekrarlayacağımı. 2 yıl sonra, yani tam şu an aydınlık bir sabahta gökyüzüne bakıp izleyebildiğim yıldızlar yerine güneş oldu. Yanımdaki adam ise karanlığın tam aksiydi. Onunla yol çizgimiz kesişinceye değin karanlık yollardan geçmiştim. Karanlığa aydınlıkta rastlamışken aydınlığa zifiri bir karanlıkta tutuldum ben. Hayatın alay etme biçimi miydi bu? Bilmiyorum ve bilmenin bir fark yaratacağından da emin değilim.


Zihnimdeki sükuta ermeyen sesler eşliğinde bakışlarımı aydınlığa çevirdim. Gözlerim kamaştı. Huzur ve tedirginlik ikileminde savruluyorum. Sonsuza kadar sürmeyeceğini bildiğim eşsiz bir anın içindeyim. Fakat ben anın güzelliğini hissetmek yerine zihnimin çıkmaz sokaklarına dalmıştım, yine. Kaçıyor muydum yaşamdan? Hiçbir şeyden korkmuyorken yaşamdan böylesi korkmak da neyin nesiydi? Aydınlığın gözbebeklerine bakarken kendi suretimin yansımasıyla karşı karşıya kaldım. O yansımadan nefret ettim bir anlığına ve yaşamı iliklerime dek hissetmek adına koşarak uzaklaştım o cesaretsiz benlikten. Parmak uçlarım aydınlığa dokunurken yaşamı hissettim, akan bir damla gözyaşımda. Tenim onun sıcaklığında eridi ve ben bir daha yaşamdan kaçamadım.

  • Instagram - Siyah Çember
  • Heyecan - Siyah Çember
  • Spotify - Siyah Çember