DOSTLARIMIZA MEKTUPLAR

Tüm Geliri Sokak Hayvanları İçin Kullanılacak Kitap Projesi Üç kuşak (kızım, annem ve ben) ve mahallece destek vermekten gurur duyduğumuz ‘Dostlarımıza Mektuplar’ kitabını derleyen Doğukan Kaçan’a teşekkür ederim. ‘Dostlarımıza Mektuplar’, Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık etiketiyle (KDY) kitapyurdu’nun sitesinde satışa çıktı. Yazarın elde edeceği tüm gelir sokak hayvanlarına bağışlanacak ve yazarın hayallerepedalla instagram sayfasından düzenli olarak paylaşılacak.

Seda Tansuker: Doğukan Kaçan kimdir? Hayallerinize pedallamak nasıl bir duygu? Yol arkadaşlarınız var mı? Doğukan Kaçan: Merhaba, öncelikle Doğukan kim? Bu soruyu kendimi bildim bileli soruyorum. Ben kimim? Niçin bu dünyaya geldim? Gelme amacım ne? Sürekli bunları düşünüyorum. Ben insanım ve bu dünyaya yaşamaya geldim. Tanrı beni bu cennet dünyaya yaşamak için gönderdi. Cennetin bir parçası olarak adlandırabileceğim Muğla’da gözlerimi açtım. Büyüdükçe fark ettim ki biz bu dünyayı cehenneme çevirip ne hikmetse ruhumuzun da cennete gitmesini umuyoruz. Ben de cennet dünyada çocuklarımıza, geleceğimize ve neslimize bir farkındalık yaratmaya çalışan bireyim. Sorumluluğumun büyük olduğunu düşünüyorum. İnsanlar maalesef kendini düşünmekten başka bir yol görmüyor. Ben de kim olduğumu bu açıklıkta öğrendim. İnsanlığın, insanlık dışı her yerde olması beni üzdüğü için kendime güzel bir hayat seçtim. Bu hayat ‘edebiyat’. Eserler çıkartarak hem onları ölümsüzleştiriyorum hem de gelirlerini güzel noksanlarda bırakıyorum. İşte Doğukan kim dediniz, aslında ben hiç kimseyim. Sokakta gezen bir vatandaşım ben sadece… Olması gerekeni yapmaya çalışıyorum. Bunu yapmaya çalışırken de kendimi unutuyorum... Kalbimi ve duygularımı gelecek nesle armağan ediyorum. Hayallere pedallamak en çok sevdiğim iki kelime ‘pedal ve hayal’den oluşuyor. Hayalsiz insan olmaz, yaşayamaz. Pedal ise en çok sevdiğim ulaşım aracım. Kendimi anlatırken tek dinleyen şey bisikletim. Bu yüzden tüm hayallerimi bisiklet sürerken kuruyorum ve gerçekleştiriyorum. Benim için önemli olan iki noktayı bileştirdim ve HAYALLEREPEDALLA cümlesini ortaya koydum. Bir ömür benden geriye kalacak cümle oldu ama benim için cümle değil aslında, beni ben yapan iki şey: Hayal ve Bisiklet...

Yol arkadaşım ise bisikletimle doğaya pedallarken çantama aldığım kitaplar. Çayım, okuyacağım kitap ve en önemlisi -aslında yalnızlığımın- ben olması… İnsanın arkadaşa ihtiyacı yoktur, insanın huzurlu ve mutlu olmaya ihtiyacı vardır.


S.T.: Sizi “Dostlarımıza Mektuplar” sizin kaçıncı kitabınız? Bu fikir nasıl aklınıza geldi? D.K.: Dostlara Mektuplar, üçüncü eserim. İlk iki eserim ise şiir kitaplarından oluşuyor: Tutunduğum Yakamoz ve Uçurumdaki Kelebekler.

Hep onur duyduğum, kendimi bildim bileli yazdığım günlüklerimi karıştırırken bir anda bir yazı gözüme ilişti. Pamuk ve Tekir’e çocukken yazdığım mektuplar… Böyle bir şey olması mümkün mü diye düşünürken arkadaşım Didem’e projeyi anlattım. O da neden olmasın dedikten sonra ertesi günü seksen bir ilden mektuplar gelmeye başladı.

S.T.:Dostlarımıza Mektuplar kitabında altı buçuk yaşında kızım Cansın, annem Semra ve benim; üç kuşağın bir arada olmasının yanı sıra bizim mahalleden üç komşum daha mektup yazdı. Sırf bizim mahalleden beş yazar çıktı. Kitapta kaç yazar bulunuyor? Yaş aralığı nedir? D.K.: Öncelikle Cansın’a buradan sevgilerimi sunuyorum. Bir ömür boyu içinde hiç bitmesin o duygular. İçimize iç oldu sözleri. En küçük yazarımız altı buçuk yaşında Cansın. En çok duygulandığım yazılardan biriydi ve okurken gözlerimden akmayan bir göz yaşı süzüldü sanki… Gerçekten dedim, bu dünyaya bizim neslimiz iyi gelecek. -Bizler bir şey başaramasak da maalesef- Cansın’ın mektubundan sonra en küçük yaş olarak on bir yaşında İdil’in mektubu geliyor. Yetmiş sekiz yaşında kişilerden de mektup aldık. Galiba en küçük mektup sahibi Cansın ve en büyük mektup sahibi de yetmiş sekiz yaşındaki yazarımız dışında Cansın’ın anneannesi. Mektup duygudur. Duygu da içimizdeki alamadığımız nefestir.

S.T.: Dostlarımıza Mektuplar kitabı gibi İlham verici 7 Kadının Öyküsü projesini de hayallerepedalla instagram hesabınızda gördüm. Kitap projesinin detaylarından bahsedebilir misiniz?


D.K: 7 kadın projesi: ‘’ Onun Adı’’ , kadınların egemen erkek topluluğundan eşitlik toplumuna geçmesi isteğinde bulunduğum için yine bisikletimle pedallarken aklıma, içime ve geleceğime iyi geleceğine inandığım bir proje. Amacı ise kadınlara ilham verecek yedi güçlü, başarılı, hayatı seven, mücadeleci, topluma meydan okuyan, farkındalığını ortaya koyan kişilerin hayatını sararmış kağıtlara aktaracağız. Kitabın tüm gelirleri bir kadına yeniden hayat kurmak içim harcanacak. Eve, iş, hayat için ne gerekiyorsa...

Kitapta yedi kadın değil; aslında sekiz kadın yer alacak. Kitabın son otuz sayfası boş kalacak ve okuyan tüm kadınlar hayatlarımı yazacak. Böylelikle tüm kadınlığın ortak kitabı olacak projede şu an dört kadın bulundu.


İzmir, Muğla, Ankara ve Avusturya’da dört güçlü bağımsız, ilham verecek hayat hikayeleri olan geleceğimize ve genç kızlarımıza umut ışığı olmuş; bir nebze farkındalık yaratacak dünyada ilk olan bu proje Türk edebiyatına giriş yapacak bu yıl içerisinde… Umarım herkes kimliğine göre değil düşünceleri ve duyguları için en ön planda olmasını diliyorum ve güzel bir vaad etmek istiyorum çocuklarımıza… Umarım anlaşılabilmiştir.


S.T.:Sıradaki projeleriniz neler? D.K: Sıradaki projem ‘altmış madde’ kitabın ismi ile meydana gelecektir. Hayat tecrübemi önce soruya, sonra da bu soruları cevaplamaya yönelik bir proje. Lakin bu yıl durdurdum projemi. Biraz ara verip sadece kitap okumak istiyorum. S.T.:Keyifli söyleşimiz için teşekkür ederim. Hınç Dergi Sanat okurları için söylemek istediğiniz bir şey var mı?

D.K: Merhaba Hınç okurları, umarım kendimi bir nebze açıklayabilmişimdir. 25 yıllık yaşamım boyunca yaptığım gibi gelecek için de dünyaya güzel nedenler bırakmak istiyorum. En büyük nedenim ise iyilik, yardımlaşma ve gerçekten mutlu insanlar yaratmak. Bu yüzden sözü fazla uzatmayacağım. Hayat bir gün o da bugün! Ne olursa olsun pes etme ve ne olursa olsun geleceğimizi düşünelim okuyalım öğrenelim ve en güzeli ise sebepsiz sevelim sebepsiz iyilik yapalım sokak hayvanlarını gördüğümüzde sevelim bir kap mama bir kuru ekmek Bile olsa verelim. Varlıkları yoksun bırakan açlığı değil sevgisizliğidir. Lütfen herkesi hak ettiği gibi sevelim değer verelim dünya bizim cennetimiz değeri değer versen değer alırsın umarım anlaşıla bilmişimdir sağlıcakla kalmanız dileği ile sevgilerimle…



  • Instagram - Siyah Çember
  • Heyecan - Siyah Çember
  • Spotify - Siyah Çember