GÜNCEL SANATIN ÇARPICI İSMİ: HALE TENGER

Sanat tarihinin önemli ve çarpıcı isimlerinden biri olan Hale Tenger. 1960’da İzmir’de doğdu. Öncelikle Boğaziçi Üniversitesi’nde Bilgisayar Programcılığı daha sonra ise Güzel Sanatlar Akademisi’nde Seramik bölümünü bitirdi ve 1990 yılında ilk sergisini yaptı.

İlk dönem yapıtlarında atık malzemelerden yararlandı. Sanatı yansıtma, yerleştirme şekli toplumsal, siyasal ve psikolojik olaylar üzerinden oldu. Yapıtlarındaki eleştiri mizahi bir haldeydi. Siyasal yapıları, göndermeleri ironik bir dille gösteren Tenger, toplumsal hafıza ve varoluş üzerine türlü yapıtlar ortaya koydu. Belki de sansasyonel olmasının nedeni politik anlamda yer edinmiş olayları ironik şekilde ancak yeniden inşa ede ede işlemesidir. Zamanla yabancılaşma, benlik, iletişimsizlik gibi olayları da ele aldı.


Hale Tenger’in yapıtlarında aynı zamanda güçlü bir ideolojik sorgulama da mevcut. Irk, devlet, ideoloji, yağma, şiddet konuları üzerinde baskın görüşlere karşı eleştiriler yaptı. Nesneleri olaylara metaforik anlamlarla yerleştirdi. Dilek Ağacı (1990), Sikkimden Aşşa Kasımpaşa (1990) Aşağı Tükürsen Sakal Yukarı tükürsen Bıyık (1992) gibi yapıtlarında birey ve geçmiş, birey ve kimlik sınırlarını irdeledi. Nezih Ölüm Gardiyanları (1993) yapıtında Bosna Hersek savaşının mağdurlarını konu edindi. Havanın Lüzumu (1992) adlı yapıtını Atatürk Kitaplığı’nın kitaplarıyla gerçekleştirdi ve toplumun inşa edilişindeki kültürel verilerin kullanımı üzerinde durdu. “Dışarı Çıkamadık, Çünkü Hep Dışarıdaydık, İçeri Giremedik, Çünkü Hep içerideydik” (1995) başlıklı yerleştirmesi çok dikkat çekti. Güncel olarak Hale Tenger’in eserleri Vehbi Koç Vakfı, İstanbul Modern Sanat Müzesi, Kunst Arnhem gibi sanat koleksiyonlarında yer alıyor.

Çarpıcı yerleştirmeleriyle güncel kalmayı başarmış özel bir sanatçı olan Tenger, sanatseverler tarafından hâlâ ilgiyle karşılanıyor.





  • Instagram - Siyah Çember
  • Heyecan - Siyah Çember
  • Spotify - Siyah Çember