top of page

GÜNÜMÜZDE RUHSAL DOYUM

Sanat, bireyin gerek ruhsal gerek bedensel gerekse zihinsel gelişiminde önemli bir faktördür. Bir çocuk minik bir hamurla el kaslarını geliştirirken bir yandan da zihninde hayallere dalıp onu hamuruna yansıtır. Oysaki şimdilerde sanat sadece bir şarkı söylemekten ibaret, hatta bazı insanlar için gereksiz bir para tuzağı olarak görülüyor. Elbette buna etki eden ekonomik nedenler de olabiliyor. İnsanlar temel ihtiyaçlarına bile zorlukla ulaşırken ruhsal bir gereksinim olan sanat, onlar için gereksiz yere para harcama aracı olarak nitelendirilebiliyor. İnsan daha aç karnını doyuramıyorken ruhunu doyurmayı nasıl düşünsün ki?


Ekonomik sorunların daha az yaşandığı gelişmiş ülkelerde insanlar, ruhsal açlığını doyurmak için arayış içinde olabiliyor. Böylelikle bireyler ruhsal, zihinsel ve bedensel doyumlara ulaşabiliyor. Bu da elbette daha sağlıklı bireylerin yetişmesine katkı sağlıyor. İçinde bulunduğumuz dönemde bir sanat öğrencisi hiçbir sanat aktivitesine katılamadan mezun oluyor. En temel ihtiyaçlar kategorisinde bulunduğu halde çoğu öğrenci barınma ihtiyacını bile karşılamakta güçlük çekiyor. Tüm bu zorluklarla mezun olmaya çalışan öğrenciler mezun olduktan sonra iş hayatına atılmak istiyor ancak iş bulmakta da aynı ölçüde zorluk yaşıyor.


Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinin en alt katmanında fizyolojik ihtiyaçlar yer alır; bir sonraki basamakta güvenlik, daha sonra bilişsel ihtiyaçlar ve en üst katmandaysa kendini gerçekleştirme. Fakat bir birey böylesi bir dönemde en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyorken en üst basamağa nasıl ulaşsın? Tüm bunlar ülkenin ekonomik sorunlarının birer etkisi olarak bireye geri yansıyor ve depresif, mutsuz, kendine güveni olmayan bir nesil yetiştiriyor.


Son Paylaşımlar

Hepsini Gör