İnsan İlişkileri Üzerine Güzelleme: Kırılmalar

İnsan ilişkileri üzerine güzelleme: Kırılmalar

İnsan ilişkileri üzerine herkesin söyleyecek sözü var. Herkesin edecek iki çift lafı var biliyorum. Benim de var. Başarılı gazeteci ve yazar Mine Söğüt’ün de var. Gergedan adlı kitabının mottosunu ’Büyük Küfür Kitabı’’ olarak adlandıran yazarın acı veren duyguları, kızgınlıkları çok iyi işlediğini görüyoruz. Ben ise bu yazıda aslında kitabın içindeki bir diyalog üzerinden insan ilişkileri üzerine bir güzelleme yapacağım. Keyifli okumalar o zaman.


‘’Babam köpekleri onlarla oyun oynarken öldürüyor. Köpekler her seferinde babamın neşeli sesine kanıp yanına geliyorlar. Sonra sözde onları kızdırır gibi yapıyor. Köpekler hemen oyuna katılıyorlar şakadan pırlayıp saldırıyorlar. Babam onların başlarını okşuyor. Sevecen. Onlar kuyruk sallayıp babamın gözünün içine bakıyorlar. Babam birden boyunlarına sarılıp güreşmeye başlıyor köpeklerle. Köpeklerde coşuyorlar. Isırmadan ona hiç zarar vermeden boğuşuyorlar. Boğuşuyorlar.
Boğuşuyorlar…
Sonra babam birden boyunlarını kırıyor.
Köpeklerin.
Her seferinde.
Tak diye.
Sonra küçük bir hırıltı duyuluyor. Hafif bir titreme. Gözlerinde hevesli, neşeli, heyecanlı bir ifade… öyle donup kalıyor.
Köpeklerin.
Her seferinde. ‘’

Burada somut bir şey üzerinden anlatılan hikaye aslında güven duyduğumuz insanları bizi kandırarak nasıl hayatımızı sonlandırdığını biraz vurucu biraz da sarkastik bir hava içinde işliyor. Gerçekten de öyle değil midir insan ilişkileri de? Birilerine güveniriz. Onlarla dertlerimizi, hayatımızı, maddi ve manevi her şeyimizi paylaşırız. Karşımızdaki de bize aynı şekilde karşılık verir( belki de öyle gözükür yalnızca) ancak aslında bunların hepsi bir rüyaymış. İnsan bunu anladığında asıl gerçek ‘kırılmayı’ yaşıyor.



Yukarıdaki kısa metinde sahibine güvenen ve onunla eğlenen köpeklerin boynunun kırılmasının hikayesi gibi hayatımızda çoğu zaman en güvendiğimiz insanlar tarafından kalbimiz kırılmıyor mu? Hayallerimiz de bu kırılanlar arasında yer alabiliyor bazen. Bir boyun kırığı kadar ölümcül olmasa da Tomris Uyar’ın dediği gibi "Biri geliyor, hayatımıza bir makas atıyor; o yaşadığımız bölüm, bütünün dışına düşüyor."



Gerçekten de böyle. Ailemizi seçemeyiz belki ama hayatımıza sonradan girecek herkesi seçeriz. Buradaki marifet ince eleyip sık dokumak mı yoksa, hiç kimseye güvenmeden yola tek tabanca olarak devam etmek mi? Birçok soru var ve bunların cevabı kişinin kendisinde saklı. "Ahh kimselerin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya…"



Ahmed Arif’se

‘’Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip…
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarıda, derste, sırada,
Yürü üstüne-üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının…
Dayan kitap ile,
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile.
Dayan rüsva etme beni.’’

Der; sevdiğinin hasretinden prangalar eskitirken.



Herkesin bir kırılması vardır. Bu bir kırılma anı olabilirken, kalp kırığı, hayal kırıklığı, kol kırığı ya da saç kırığı olabilir. Hayatımızı bir şekilde devam ettiriyor muyuz, o zaman tamamdır. Boyun kırığı yoksa hayat devam ediyordur. Öyle mi?



Gülten Akın, Deli Kızın Türkü’sünde;


‘’Ürpertmez insanı bu saat
Ölüm alabildiğine sıcak
Kaldığı yerden devam eder
Bilinen hikayesine toprak’’


Derken boyun kırılmadıkça her şeyin akışında devam ettiğini söylemiyor mu adeta? Ancak olay devam etmesi mi yoksa canlılıkla, mutlulukla ya da heyecanla devam etmesi mi bilinmez. Şarkılara, filmlere ve yukarıdaki gibi şiirlere konu olan ‘kırılmalar’ hayatımızın merkezi aslında. Bir kırılma anı ile sinirlenirken, bir kırılma anı ile hayattan soyutlanıp kendi içimize dönebiliyoruz ya da birkaç kırılma ile saçlarımız eski sağılığını kaybederken, ruhumuz kırıldığında ise ruh sağlığımızı kaybedebiliyoruz ya da bir boyun kırılması hayatımıza mal olabiliyor.



Kalbin kırıkken yaşıyorsun,

Hayallerin kırıkken yaşıyorsun,

Çok ilginçtir ki saç kırıklarıyla da yaşıyorsun…

Ama yaşamamak bir boyun kırığına bakıyor,

Her şey bir boyun kırığına bakıyor desene







Resim: Katerina Senichkina

  • Instagram - Siyah Çember
  • Heyecan - Siyah Çember
  • Spotify - Siyah Çember