İMKANSIZ BİR AŞK: DANTE VE BEATRİCE'İN HİKAYESİ

Şüphesiz Dante Alighieri, Shakespeare ve Goethe ile birlikte Batı edebiyatının en önemli üç isminden biridir. Edebiyat kuramcısı, filozof ve politikacıdır, İlahi Komedya adlı manzum şiiri, Hıristiyanlığın ve dünya edebiyatının başyapıtlarından biridir. Başarılı kariyerinin yanında, bu zeki adamın kalbinde eserlerine ilham veren bir aşk yatıyordu: Beatrice Portinari.

Dante 1265 yılında orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak Floransa’da dünyaya geldi. O dönem İtalya politik bir kargaşanın içindeydi, bu kargaşa yeni bir kültürü de beraberinde getiriyordu. Tüm bunlar yaşanırken henüz beş yaşında olan Dante, annesi Gabriella Degli Abati’yi kaybetti, hayatındaki en önemli figürü kaybetmek onu derinden yaralamıştır. Babası Alighiero di Bellincione dönemin tanınmış avukatlarındandı fakat Dante babasının karıştığı kirli işlerden dolayı ondan pek hoşlanmaz. Aralarındaki bu gergin ilişki Dante’nin eserlerine de yansımış, şiirlerinde babası Alighiero’ dan hiç bahsetmemiştir. Alighieri Ailesi, ünvanlarını Haçlı Seferleri’ne katılmalarıyla almış soylu bir aileydi, bu nedenle Dante kendisini ve ailesini diğer soylulardan ayrı tutar. Öğrenim hayatı hakkında elimizde kesin bir bilgi olmasa da bazı kaynaklarda Santa Croce Rahip Okulu’nda eğitim gördüğü ve orada dil bilgisi, latince, fransızca, mantık ve hitabet dersleri aldığı yazılır. ‘’Tresor’’ kitabının yazarı olan Brunetto Latini ile de bu dönemde tanışır, Latini Dante’nin derslerine girer ve Dante’yi halk dilinde şiirler yazmaya ikna eder, bu Dante’nin yazarlık hayatının dönüm noktalarından biridir.

Dante’nin edebiyat serüveninde yaratıcılığını besleyen kişi şüphesiz henüz dokuz yaşındayken tanıştığı ve ömrünün sonuna kadar aşık olduğu Beatrice Portinari’dir. Beatrice Romagna bölgesinde doğup daha sonradan Floransa’ya taşınan bankacı Folco Portinari’nin altı kızından biridir. Dante Beatrice’i ilk defa 1274’te komşuları Folco Portinari’nin bahar şenliklerinde görmüştür, utangaçlığı onun bu güzel kızla konuşmasını önüne geçse de, yüreğinde bir yer etmesinin önüne geçememiştir. O günden sonra Dante’nin kalbinde ve rüyalarında sadece Beatrice vardır. Hislerinin yoğunluğuna rağmen Dante Beatrice’le hiç konuşmamış, duygularının ağırlığını tek başına taşımıştır. ‘’Cennetin nuru, doğduğum günden bu yana tam dokuz kez, tam olarak aynı noktaya inmiştir: İlki inişi ise, gerçek adını bilmeyenlerin ona Beatrice dedikleri o muhteşem kadının gözlerimi ilk defa şereflendirdiği zamana rastlar. Hayatta olduğu süre zarfında yıldızlı gökyüzü bir derecenin on ikide biri kadar Doğuya doğru gitmişti, yani dokuzuncu yaşına yeni girmişti; bense dokuzuncu yaşımı doldurmak üzereydim onu ilk gördüğümde. O gün üstünde sade, hoş bir kırmızı elbise vardı, genç yaşına uygun şekilde giyinmişti. Yemin ederim, işte o anda, kalbimin en saklı odasında varlığını sürdüren yaşam hissi öyle şiddetle titremeye başladı ki, bedenimin her bir zerresi de onunla birlikte titredi... ‘’ - Dante, Yeni Hayat (II, syf: 15) Dokuz yıl sonra, 1283 yılında Dante sokakta yürürken Beatrice’e rastlar, bu güzel genç kadının onu fark etmeyeceğini düşünse de beklediğinin tam tersi bir şekilde Beatrice ona selam verir. Yıllarca hayallerinde yaşattığı kadının onu fark etmesi Dante’yi o kadar mutlu eder ki o gece rüyasında Beatrice’i görür, bu rüya belki de yazılmış en güzel aşk şiirlerinden biri olan Yeni Hayat (La Vita Nuova)’ın konusu olur.

‘’Bu zarif hanımın yukarıda zuhurunun üzerinden geçen günler art arda birikmiş ve dokuz koca yıl devrilivermişti ki aynı muhteşem hanım bembeyaz bir elbiseyle, iki yanında kendinden büyük iki kadın olduğu halde tekrar göründü. Bir yoldan geçtikleri sırada başını fena halde mahcup bir şekilde durduğum tarafa çevirdi ve mükafatı şimdi Ebediyette verilmekte olan, tarifi imkansız bir zarafeti içinde beni öyle iffetle selamladı ki o dakika saadetin sınırlarına ulaştığımı zannettim. O günün dokuzuncu saatinde gerçekleşen bu selam ondan gelip kulaklarıma ulaşan ilk sözler olduğu için kapıldığım letafetle mest olarak insanlar arasından ayrıldım ve odamın ıssızlığa çekilerek bu yüce hayale koyuldum.’’ - Dante, Yeni Hayat (III, syf: 17) Aynı yıl Beatrice bankacı olan Simon de Bardi ile evlenir. Fakat, Dante onu sevmeye ve eserlerinde konu etmeye devam eder. 1290 yılında Beatrice genç yaşına rağmen babasının ölümünden kısa bir süre sonra vefat eder. Bu ani ölüm Dante’yi harap eder, zaten ulaşılmaz olan aşkı artık edebiyen ondan uzaktadır. Sevdiği kadının ölümünden sonra hepten kendi içine kapanır ve Yeni Hayat’ı yazmaya devam eder. Beatrice’in ölümünün etkisi iç dünyası kadar şiirlerine de yansır, Dante için Beatrice artık bir melek konumundadır. Her aşkta olduğu gibi, Dante'nin Beatrice'e olan aşkı da rüya gibi ve gerçeklikten kopuktur. Onun için Beatrice, tüm kadınların en kutsalı, en cesuru, en güzeli ve en iyisidir.

‘’Güneş karardı, yıldızlar ağlamaklı bir renge büründü, uçan kuşlar yere düştü, şedit zelzeleler oldu. Böylece korkuyla yürürken bir dostum geldi ve ‘Yoksa bilmiyor musun? O mucizevi kadın artık aramızda değil.’ dedi. Bu sözleri duyunca perişan halde ağlamaya başladım; sadece rüyamda değil, gerçekte de ağlıyordum. Neden sonra gökyüzüne baktım ve pek çok meleğin önlerinde bembeyaz bir bulut ile evlerine döndüklerini gördüm.’’ - Dante, Yeni Hayat (XXIII, syf: 71) 1277 yılında Dante, komşularının kızı Gemma di Monetto Donati ile evlenir. Aslında bu evliliğin planı Dante ve Gemma henüz çocukken yapılmıştır, rızası dışında gelişen bu zoraki evlilik Dante’yi ailesinden uzaklaştırır. Ailelerin anlaşmasına göre her iki çocuk da evlenecek yaşa gelene kadar aileleri ile kalacak, evlilik yaşları geldiğinde de evleneceklerdi. Dante bu planlanmış evliliği sürekli erteler, en sonunda ailesinin ve arkadaşlarının ısrarlarına dayanamayarak, ileride üç çocuğunun annesi olacak Gemma ile evlenir. Düşünülenin aksine Gemma ile evliliği Beatrice’e hissettiği yoğun hisleri kurutmaya yetmez, mutsuz ve sevgisiz evliliğinde Beatrice’in hayali onun tek kaçışı olur, bundandır ki eserlerinde ailesinden veya eşi Gemma’dan hiç bahsetmez. Öte yandan Beatrice onun en büyük ilham kaynağıdır, en bilindik eseri İlahi Komedya (Divine Comedy)’da rehberidir.

İlahi Komedya’da Dante ölümden sonra ki hayatı anlatır. Şiir boyunca Beatrice ona cennette rehberlik eder, ayrıca Dante Beatrice’i Meryem Ana ile aynı katmana koyar çünkü onun gözünde Beatrice en az Meryem Ana kadar masumdur. Masumiyetinin yanında ayrıca Beatrice ilahi aşkı ve lütufu da temsil eder, bu aşk Dante’ye ruhsal aydınlanma sağlayan sevgidir ve bununla birlikte Ortodoks Hristiyan öğretisinde insanın kurtuluşu için gerekli olan ilahi lütfun bir simgesidir. Okuyucuların Dante hakkında merak ettiği ve henüz aydınlığa kavuşmamış birçok şey vardır; Eğitimi, sosyal hayatı, evliliği… Fakat benim bir okuyucu olarak merak ettiğim tek şey eğer Dante Beatrice ile hiç tanışmasaydı bu kadar başarılı ve zamansız bir yazar olabilir miydi? Sanırım bunun cevabını asla öğrenemeyeceğiz. KAYNAKÇA: - Alighieri, D. (2018). Yeni Hayat. Dedalus Yayınları. - Beatrice | Italian noble. (n.d.). Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/biography/Beatrice-Italian-noble

- Dante Alighieri | Biography, Poems, & Facts. (n.d.). Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/biography/Dante-Alighieri

- Florence Inferno. (n.d.). Beatrice and Dante Alighieri > A Love Story. https://www.florenceinferno.com/beatrice-portinari/

- Love’s Enduring Story | Dante and Beatrice: A Pilgrimage of Love. (n.d.). Virtual Museum. http://www.virtualmuseum.ca/edu/ViewLoitLo.do;jsessionid=0C5E6DFB29574F9CEA3297C25583F143?method=preview&lang=EN&id=5642

  • Instagram - Siyah Çember
  • Heyecan - Siyah Çember
  • Spotify - Siyah Çember