Korkuyorum

bir şey olduğu yok. sakin bir müzik çalıyor ama konumuzla n’olur alakası olmasın bunun. aslında edip cansever’i azıcık severim. bir kahvenin bende de en az yirmi gün hatırı vardır. konumuzun bunlarla da alakası olmasın ama olur mu. bir şeyler kötü gidiyor ve bağırmak istiyorum. dünyanın çapraz bağları kopmuş gibi hissediyorum böyle olunca. ben kopartmamışım biliyorum ama ben de tutmamışım kopmasın diye. birisi yüzüme tükürür de suç bana kalır diye korkuyorum. kinimi atamıyorum. bana kızmanızı hazmedemiyorum. ben öyle olmasını istediğim için öyle oluvermiyor hiçbir şey. buna kızıyorum. buna üzülüyorum da. ama edip cansever’i biraz severim. trafikte çiçek satan bir ağabeyinin de akşam eve gidişini merak etmiyor değilim. o çiçekler kalınca n’oluyor hep merak etmişimdir. konumuz ne olsun. konumuz bunlar olmasın.

kızgınlığımı atamıyorum. cümlelerimi törpüleyemiyorum. annemi üzüyorum. annemin de bende çok hatırı vardır biliyor musunuz. bence tam olarak bu yüzden anneme çiçek almalıyım. böylelikle ona bir şeyleri beceremediğimi fark ettirmemeye çalıştığımı bir çiçek buketi ile gizleyebilirim. bu hain bir plan ve ben de çok sinsiyim. kedileri sadece çevremde insanlar varken severim. sokak köpekleri kalabalıklarda dostumdur. yalnızken çok korkarım. yalnızken her şeyden korkarım. kalabalıklarda en yakışıklı pozumu veriyorum evet ben sinsinin tekiyim. ama didem madak’ı yalnızken de çok severim. füsun’un bende bilmem kaç asırlık hatırı vardır. karmaşıklaşıyor değil mi her şey. biliyorum. bir şeyleri ben karmaşıklaştırmamışım ama bir şeyleri de ben düzeltmemişim. n’olur yüzüme tükürmeyin. korkuyorum. ondan hep böyle.


Resim: Irene Chou

  • Instagram - Siyah Çember
  • Heyecan - Siyah Çember
  • Spotify - Siyah Çember