MAKAS

adım beş. adım bu. adımı on dokuz yıl sonraki ben koydu. henüz annemin rahmine düşmemiş, beden beni içine gömmemişken biliyordum. zaman uzunca akan bir nehir değil, durağan bir göldü. evrenin tüm kadim öğretileri o göle ulaşmak içindi. o göle dönüp hatırlamak için... kendini, zamanı ve zamansızlığı.


dünyaya gelmeden önce göl bize bir soru hakkı verirdi, tüm bilgiler onda mevcuttu. soracağımız soruyla dünyaya nasıl ve kim olarak geleceğimizi belirler, darmamızı oluştururdu. göle nereden geldiğimizi ve nereye gideceğimizi soranlar oldu. hepsi saygıdeğer ruhlardı. ben tanrıyı sormadım, evreni sormadım, zihne kendimi hazırlamadım... sadece ve sadece annemi sordum. annemin beni ne kadar seveceğini. göl beni içine aldı, derinlere çekti… çekti… çekti…


sonrasında hatırladığım tek şey beni annemden ayıran bir makastı.

o makas beni hiç bırakmadı.

o makas benden hiç ayrılmadı.

o makas beni kendimden ayırıp benden yeni bir ben yaratmak için çok uğraştı.

o gölün bana bir hediyesiydi.

makas her benden yeni bir ben yaratmaya çalışırken gölün yanıtını hatırlattı. annem beni hiç sevmeyecekti.

  • Instagram - Siyah Çember
  • Heyecan - Siyah Çember
  • Spotify - Siyah Çember