SANDIK


“Dün, yaftalanmamış cerrah ellerinde,  senin belleğinin dehliz yutmuş yerlerinde  nefes almakla cebelleşir. Unutkanlık matem havası verdiğinden beri insan hatırladıklarından ibaret sayılır. Üflenmemiş ne varsa o sandığın içinde öylece gün yutar. Dün doğurur.”


Başlangıç : Seni yerden yere vuracak denizler büken kanlı zalimin başına tacını ben yerleştirdim ! Tabutunu omuzlar üstünde taşıyıp, cihan boyu küfrettirdim. İbreti sadece şeytanın nefesi sananlar ya da sandığını sananlar tüm inançsızlıklarını gözden geçirdiler. Muhtelif acılar çeken soluk benizim biçare neşter yutmuş kadar derin sayılır şimdi. Tüm zamanların hükmünü verdiğim kadarıyla büküp,  avucuma koyup yüz sildim.

Bitiş : Dün-baharsız karanfil örtüleri... Nerede bi’ devrin başladığı yer ve nereden alırsınız hizayı ? İllegal masa örtüleri şimdi isyan adına göndere çekilmiş bayraklar. Bir şahlanış bin serzenişe gebe, kıskıvrak soğuk kış günü bozgun yemiş devletimle ben yüz karış aklımla bugündeyim. Doğmadım, büyümedim ve engebeyim.

“O sandığın kilidini kıranlar da öldü “ Tam on iki’den.





Fotoğraf: Laurie Simmons- Walking Glove

  • Instagram - Siyah Çember
  • Heyecan - Siyah Çember
  • Spotify - Siyah Çember