SOKAKTAN OBJEKTİFE

Sokağın ritmini objektifine yansıtan bir sanatçı. Çektiği farklı videolarla hislerin uçsuz bucaksız samimiyetine yol almanızı sağlıyor. Dinçer İşgel, bir serçenin bakışlarına yüklediği anlamla başlayan serüvenini Hınç'a anlattı.


  • Merhaba. Hınç Dergi adına, röportaj yapabiliyor olmamızdan mutluluk duyduğumu söylemek isterim öncelikle. Sizi tanıyabilir miyiz biraz?

Merhabalar. Öncelikle derginizde bana yer ayırdığınız için teşekkür ederim. Otuz üç yaşındayım. İstanbul doğumluyum. Kısa bir zaman öncesine kadar özel sektörde çalıştım. Şu an kendimle vakit geçirmek ve gezip görmek istediğim yerlere zaman ayırmak için bir süre iş hayatına ara verdim. Ayrıca mesleki olarak ismini koyacağım bir mesleğim olmadı zaten; Bir mesleğe bağlı kalarak kendimi şekillendirmek istemedim. Yıllardır plansız bir şekilde geziyorum. Yeni yerler keşfediyorum.

  • Sosyal medya hesabınızda, açıklama kısmında yazan ''Gezince geçiyor.'' cümlesi, çok gerçek ve çok sıcakkanlı bir yaklaşım olarak geldi bana. Gezmek, yeni yerler görmek ve yeni insanlar tanımak... Bunların iyileştirdiği şeyler tam olarak nedir sizin için?

Her zaman alışık olduğumuz şehirde benzer yollardan geçmek insanı köreltir. Dünyaya bakışımızı sınırlandırır. Kendimiz ve çevremizin dışında farklı insanların yaşam şekillerinin olduğunu görmek ruhumuzu besler ve geliştirir. Gezdiğim zamanlarda farklı insanları tanımak, bana aynı zamanda insanları daha iyi anlama fırsatı verdi. Ruhumu her zaman sıcak tutmaya çalıştım.

  • Sosyal medyada daha çok insana ulaşmaya başlamanız sizce tam olarak ne sayesinde oldu? İnsanların en çok hoşuna giden şey ne olmuş olabilir? Bir tahmininiz var mı?

Son zamanlarda çektiğim videoları müziklerle harmanlıyorum ve ortaya güzel hissiyatı olan videolar çıkıyor. Takipçilerimden olumlu dönüşler alıyorum.

  • Yaptığınız işin temelini gezmek oluşturuyor. Nasıl keşfedersiniz yeni yerleri? Bir rota oluşturur musunuz yoksa kendinizi sokağın ritmine mi bırakırsınız?

Genellikle sokağın ritmine, havanın durumuna, kendi içimdeki hislere göre anlık kararlar veriyorum. Bazen hiç bilmediğim bir durakta inip o mahallede keşfe çıkarım ve karşıma güzel şeyler çıkar.

  • Ağırlıklı olarak İstanbul'da geziyor ve çekim yapıyorsunuz. En çok hangi ilçede çekim yapmak keyiflendiriyor sizi ve neden?

Tarlabaşı'nda çekim yapmak hoşuma gidiyor. Aynı zamanda yedi yıl orada yaşadım. O bölgede fotoğraf çekmemin nedeni farklı etnik kökenlerden, farklı cinsel yönelimlerden, farklı inanç ve ideolojilerden olan tüm bu renk çeşitliliği bir arada, birbirlerini kabul etmiş bir topluluk olması. Bu beni mutlu ediyor.

  • Halkın içinden en samimi anları yakalamak ve bu anları fotoğrafa, videoya aktarmak... Tam olarak nerede, nasıl başladı? Tesadüfi çekilen bir kayıtla mı, yoksa bir planın sonucu muydu?

Uzun zamandır fotoğraf ve videolar çekiyorum. Kamp yaptığım dönemlerde çadırımın içine serçe girmişti ve ''Beni çeker misin?'' der gibi bir bakış atmıştı sanki bana. O masum bakışını videoya aldım. Öyle bir başlangıç olmuştu. Oturup üzerine uzun uzun düşünmedim. O an karşıma ne çıkıyorsa onu çekiyorum.

  • Çekim yaparken neler dikkatinizi çeker en çok? Yolda yürürken örneğin, en çok ne durdurabilir sizi?

Renkler özellikle beni cezbeder. Hissiyata göre hareket ediyorum. Eğer hissiyatımı takip edersem oradan güzel bir an yakalayacağımı biliyorum.


  • Kahvehanelerde, kapı önlerinde, sokaklarda... Bir sürü insanın fotoğrafları ve videoları var çalışmalarınızda. Nasıl oluyor bu çekim süreci? Nasıl sohbet geçiyor insanlarla aranızda, nasıl karşılıyorlar sizi?

Öncelikle fotoğraf/videosunu çekmek istediğim insana güzel bir enerjisi olduğunu ve çok güzel olduğunu söylerim. Çünkü çok güzeller. Hayat hikayelerini dinlerim bazen. konuşmasalar bile bakışları ve duruşları bana çok şey anlatır. Sonra fotoğraflarını çekip çekemeyeğimi sorarım, çoğu zaman olumlu cevap alırım. Karşılıklı güzel enerjilerle çekimlerimi yapıyorum.



  • Çalışmalarınızı yürütürken yaşadığınız ve unutamadığınız bir anı var mı? Varsa duymayı çok isteriz.

Her an kendi içinde biricik. Hepsi ayrı ayrı benim için bir daha tekrarı veya benzeri olmayacak tecrübeler. Bu yüzden ayırt edemiyorum ama başıma ilginç olaylar geliyor elbette. Çektiğim insanları, yerleri, mekanları çoğunlukla unutmam. Çoğu ayrıntı unutulsa da hissiyatların daima hatırlanacağını düşünüyorum.

  • Fotoğraf ve videolarını çektiğiniz çocuklar nasıl karşılıyorlar sizi? Aranız nasıl çocuklarla?

Çocuklarla aram genel olarak iyi. Bazen bir dondurmayla ya da top kekle iletişim kuruyoruz. Çoğu zaman gülümsemek yetiyor. Onlar da hemen gülümseyerek karşılık veriyor. Çocuklar karşı taraftaki enerjiyi çok daha hızlı hissedebiliyor .

  • Gezerken tanıştığınız ve unutamadığınız çok insan vardır diye tahmin ediyorum. Fakat en akılda kalıcı olan kişiyi dinlemek, hikayesini öğrenmeyi çok isteriz. Var mı böyle bir hikaye?

Fatma teyzeyi anlatmak isterim. Kendisi Edirne Keşan ilçesinin Sultaniçe Köyü'nde çobanlık yapıyor. Kendisinin tarlada çalışırken fotoğrafını çekmek istedim, o da izin verdi ve akşamına bizi evine davet etti, güzel sofralar hazırladı. Tanımadığı birini evine davet etmesi beni çok cezbetti. Güzel insanların hala var olması beni umutlandırıyor.

  • İleriki aşamalarda tarzınızın dışına çıkmayı düşünüyor musunuz? Şu anki çalışmalarınızın hepsi olağanüstü samimi, gerçek ve doğal. Bu tanımlamaların dışında işler yapmayı düşünüyor musunuz?

İleriye dair bir şey düşünmüyorum aslında. Nasıl gelişir bilmiyorum, planlamıyorum ve bir yere varır mı düşünmüyorum. Aklımda yaptığım çalışmaların dışında güzel fikirler var. Bir arkadaşımla beraber kısa film çekmek üzerine düşüncelerimiz var.

  • İstanbul haricinde özellikle görmek ve çekimlerini yapmak istediğiniz bir şehir var mı?

Doğallığını kaybetmeyen her yere gitmek isteyebilirim. Özellikle gitmek istediğim bir yer yok ama şu ana kadar gitmediğim yerleri daha çok merak ediyorum diyebilirim.



  • Instagram - Siyah Çember
  • Heyecan - Siyah Çember
  • Spotify - Siyah Çember