TANRIYI OYNAMAK

’Ben’’ olduğumuzu bildiğimiz anda, gördüğümüz, dokunduğumuz, hissettiğimiz ve hayalini kurduğumuz her şeyin ‘’bizim’’ olmasını istiyoruz. İtaat etsin istiyoruz, başka benler tarafından oluşturduğumuz kişiye. Bana baksın, beni sevsin, bana konuşsun, bende kalsın...

Bu öyle duruma evriliyor ki fiziksel ve duygusal tüm gerçekliğin kendimiz sandığımız varlığın üzerinden gerçekleşmesini zorunluluk kabul ediyoruz. Yokluğumuzu ya da acizliğimizi, bu gördüklerimiz ve bildiklerimiz karşısında kabul edemiyoruz. Biz karar veriyoruz bu yaşamsal sürece. Sanki bir tanrıymışız gibi birilerinin etrafımızda olup biten her şey ‘’bize dönmeli, bizim için yapılmalı ve bizden bir ‘siz’ öyle yaşamalısınız’’ düşüncesini var ediyoruz. Ve bunu kabul etmeyeni kabul etmiyoruz.

Kendi varlıksal özgürlüğümüzü referans alarak cezalandırmayı da yapabiliyoruz mükâfatlandırmayı da. Kuralları da kendi etrafımızda biz belirliyoruz. Kendini tanrı olarak görmek demek bir tanrı bilincinde büyük ceza sayılabilir elbet. Ve fakat bilinçsizlikte, doğru da kabul edilebilir. En nihayetinde her birimiz bunun dürtülerini, her nefes alışverişimizde bulunduğumuz konum ve yetiler bağlamında, yapabildiğimiz her varoluşa yapıyoruz.

Kimiz biz?

Bu düpedüz tanrıyı oynamak. Çünkü tanrı olursanız oyunu siz kurarsınız. Siz başlatır, siz kurallarını koyarsınız. İstediğinizi çıkartır istediğinizi katarsınız. Oyunu oynamak da sizin elinizdedir seyirci kalmak da. Oyunun ince detaylarını, gizli kapılarını, sadeliğini ya da karmaşıklığını içinde barındırmak da ve oyunu sonlandırmak da. Böyle olunca her şeyi kendi etrafınızda dizayn edebiliyorsunuzdur.

Ve bir oyunda eğer tanrıysanız asla kaybeden olmazsınız.

Kaybetmek bu hayatın içinde, bu bilinçte varsa eğer; buna bir erdem, bir öğrenim düşüncesi üretmek de sizin tanrısallığınızdandır. Kaybetmeyi siz var ediyorsanız, kaybetmiş olmayı istemek de sizin elinizdedir böyle baktığımızda.

Ama kaybetmeyi hissetmiş olur musunuz bildiğiniz bir şey içinde, keza kazanmayı da?

Tanrıyı oynamayı bırakmak özgürlük kelimesinin ütopyasından bahsetmektir. Biz bu kelimenin darlığında tanrıyız. Ve tan ağrıdığında anlamsızlığın şiirini yazanları bekliyoruz.


 

Resim: Yosl Bergner

  • Instagram - Siyah Çember
  • Heyecan - Siyah Çember
  • Spotify - Siyah Çember