top of page

Yapay Zekâ ve Sanatın Meyvesi: Refik Anadol’un Sanatı

Yapay zekâ ve kullanıldığı alanların gün geçtikçe geliştiği dünyamızda, bu teknolojinin birçok bilim insanı ve sanatçılarla farklı mecralarda pratiğe döküldüğünü görmekteyiz.

Refik Anadol bu alanda, ülkemizde ve dünya sanat camiasında önemli bir yere sahip. 1985 yılında İstanbul’da doğan Anadol, lisans eğitimini Los Angeles California’da, Medya Sanatları bölümünde, yüksek lisansını da İstanbul Bilgi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı alanında tamamladı.



Ürettiklerinin özgünlüğü ve sanata interdisipliner yaklaşımı sayesinde Anadol 2016’dan beri sanat camiasında yapay zekâ ve sanatın birleşiminden doğan ‘yapay zekâ estetiğine’ öncülük yapmaktadır. Anadol, "Yapay Zeka Veri Resimleri” olarak adlandırdığı eserlerini, aldığı bilimsel verileri videoya çevirerek yaratımlarını izleyiciye sunmakta. Türkiye’de en son Pilevneli Sanat Galerisi’nde sergilenen 'Bosphorus’ eseri bu melez yaratıma bir örnek. 11 Aralık 2018 – 27 Ocak 2019 tarihleri arasında sergilenen eser, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün radar tekniğiyle elde ettiği Marmara Denizi’nin akıntı-hız verilerini ve geliştirdiği yapay zekâ algoritmasını kullanarak, 12 metre uzunluğa ve 3 metre yüksekliğe sahip özel bir LED ekrana yansıtarak biz izleyicilere oldukça farklı bir sanat deneyimi imkanı sunmakta.


Bu ve daha birçok eserinin ilhamını doğadan ve farklı sanat dallarından alan Anadol, yaratımlarını dünyanın farklı yerlerinde sanatseverlerin beğenisine sunarak oldukça ses getiriyor. Kişisel Instagram hesabından yeni eseri ‘Zahirî Mekan ve Rüyaları’nın duyurusunu yapan Anadol’un eserini bir sergide mi yoksa kamuya açık bir mekanda mı sergilemeyi tercih edeceği merak konusu.