YİNE OLSA*

yüzümü zalimlerin avuçlarına sürmeye başladığımdan beri çok para kazanıyorum kızım.

kumarda artık kaybetmiyorum da,

olaya başka bir boyuttan bakıyorum.

nerede bir hırsız, bir pezevenk görsem telefon numarasını ezberliyorum.

bu zalimler işi biliyor diyorum.

cebim dolunca dünya daha çekilir bir yere evrildi,

kahveler daha tatlı.

babam daha anlaşılabilir,

sokaklar daha sessiz,

market fiyatları daha az can sıkıcı oldu.

ekonomi haberleri sikimde değil.

yeni yaşımı sevmeye yemin etmeyi bıraktım, ne salakmışım.

on iki çiçeğimden dört tanesi öldü,

diğerlerine fazlalık gözüyle bakıp komşu kapılarına bıraktım.

beni kapı deliğinden gördüklerinde kapıyı açmadıkları için saksılara biraz da tehdit bıraktım.

saymaya ara verdim,

sigarayı artırdım,

zalimleri görünce ‘hah bizimkiler de geldi’ demeye başladım.

o akşamdan beri gördüğüm tüm kadınlara laf attım.

benden tiksinerek, korkarak kaçanların hepsine de aynı küfrü bastım.

arsızlığın karşısında ceketimi ilikledim.

sokakta ilkokul öğretmenimi gördüm.

selam bile vermedim, hatta arkasından bir izmarit fırlattım.

cuma günleri dedemi aramayı bıraktım, beni her aradığında da kahkaha atıp meşgule attım.


zalimler beni mor ışıklı pavyonlarda gezdirdi kızım.

birilerinin alın terini cebe indirdip

konsomatrislerin sütyenlerine bıraktım.

ama kendimi nasıl mutlu, nasıl özgür hissettim.

cama yapışan tüm çocukları kovaladım,

çiçek satan kadının önündeki su birikintisinin üzerine sürdüm.

küfür yedikçe orgazm oldum. rahatladım.

çocukken mahallede beni döven çocuğu gördüm,

gördüğüm yerde dişlerini döktüm.

annemin daktilosunu şarap parasına sattığıma üzüldüğümü hatırladım,

buna da bir kahkaha attım.

yalanım bitince

tekele borç biriktirip mahalleden taşındığımı.

aldattığım kadınları,

nasıl aldattığımı,

nasıl ağlattığımı

kandırdığım çocukları gülerek anlattım.

zalimler de beni çok sevdi.

hatta bir tanesi niye bu zamana kadar denk gelmedik falan dedi.


ahlağı etiği boş verdim.

yaramıyormuş bana kızım.

ev kalabalıkken kitaplığım devrildi,

tüm kitapları atıp yerine bir televizyon daha alma fikri aklımdan gece boyunca gitmedi.

zaten zalimlerle tanıştığımdan beri zamanında kitabını okuduğum tüm yazarları dövesim gelmişti.

hele o şairlerden bir tanesi vardı,

geçen akşam denk gelsek kesinkes tokadı basardım.

aralarda yalnız kalmadım değil,

kaldım.

sorun olmadı pek,

canım sıkılınca aradım bir orospu çağırdım.

hangisi yalandan çığlık atsa inanmış gibi yaptım.

paralarını komodine eksiksiz bıraktım.

boş zamanlarda zalimlerle oturup iki tek atmaya başladım.

onlar varken dünya dönmüyormuş da yuvarlanıyormuş gibi hissettiğim hiçbir akşama rastlamadım.

böyle dertsizliği de ömrüm boyunca yaşamamıştım.

vicdanıma bir mezar bile kazmadım.

nerede öldüyse orada bıraktım,

arkama bakmadım.

vicdanın varlığı değil yokluğu ağırdır diyen şairin adını hatırlayamadım.

hatırlasam numarasını bulup yalanını sikeyim diye bir mesaj bırakacaktım. hatırlayamadım.

yakasından çekiştire çekiştire içime attığım ne varsa uzun zaman varlıklarını umursamadım.

biraz rahatsız eder gibi oldu,

çöpün yanına kapıcı alır diye bıraktım.

yok artık yaşamıyormuşluk hissi kızım.

ben yeniden doğuyorum.

zalimlerin elinden kana kana su içmeyi çok seviyorum.

karnım acıkınca bir çocuğun rızkını yiyorum.

kumar masasına rızık yatıran babaları görünce bir hoş oluyorum.

ne kadar yersem yiyeyim doymuyorum.

eve girince ışıkları açamayacak kadar sarhoş oluyorum.

bu hayatmış be kızım.

hayatmış bu, hayat buymuş.

yok kötüymüşümmüşüm de komşular korkuyormuş.

müziğin sesini sonuna kadar açıyorum!

belki birisi kapıma dayanır diye, elimde satırla bekliyorum.

gözüme uyku sokmuyor.

müziği bile duymuyorum.

sokaklarda parklarda ağlayan kadınları kolluyorum.

yanlarına yanaşıp ilaç olacakmışım gibi yapıyorum.

seviştikten sonra da bir daha aramıyorum.

bu beni kötü yapmaz kızım sadece zevk alıyorum.

zalimlerle uyuduğumdan beri hiçbir rüya görmüyor,

kimseyi özlemiyorum.

ezberlediğim şiirleri de zaten sadece yalan söylerken anımsıyorum.

ne zaman cami görsem küfrü basıyorum.

dua eden insanların hala yaşamasına anlam veremiyor ve buna katlanamıyorum.

zalimlerle ahbap olduğumdan beri kokluyorum

korkunun kokusunu köpek gibi alıyorum.

gücü yetmediği için yalvaran insanların başlarını okşamıyorum çiğniyorum.

bundan haz alıyorum.

kan görmeyince çirkefleşiyorum,

bu yüzden nezaketen kimseyi kesmemezlik-kanatmamazlık yapmıyorum.

kabuk görünce kaldırıyorum,

yol görünce barikatlar kuruyor,

bakir görünce bakirenin yanına bırakıyorum.

ne sandın kızım düşer miyim ben bir daha.

inanılmayı arzuluyor

inandırmak için palavralar sallıyorum.

ağzımda yeminler kaynatıp masumiyete kelime kelime tükürüyorum.

hayırlı bir iş için istediğime inananlara boyları kadar kazıklar atıyorum.

parayı bulunca kayıplara karışıyorum.

anneme bile koklatmıyorum.

faturaları ödemiyorum,

faizi ibadetten sayıyor,

kaz gelecek yerden tavuğu katiyen esirgemiyorum.

atalarımızın sözlerinin arkasına saklanıyorum,

zalimlerle bir olup,

her şeyi biliyormuş gibi davranıyorum.

öğrendiğim hiçbir şeyi paylaşmıyorum.

çıldırmış teyzeler gibi laf arıyorum.

o lafların hamallığını yapıp onları bir bir birbirlerine kırdırıyorum.

kızım kızma bana insanlığın adını bile hatırlamıyorum.


sevgi barındırdığını iddia eden hiçbir tanıdık cümleye inanmıyorum.

annen hala salak gibi neden böyle yapıyorsun diye soruyor,

buna da bir kahkaha basıyorum.

annenin cahilliğine katlanamıyorum.

bilmiyor sanki,

amınakoyim bilmiyor sanki

ben daha da yalnız kalmamak için tüm bu zalimliği yine olsa yine yaparım.

  • Instagram - Siyah Çember
  • Heyecan - Siyah Çember
  • Spotify - Siyah Çember