ZEBELLAH

Fısıltılı bir orman, acıyı bağırırcasına, çığlıklar atarcasına, yaşamı sömürmeden durmak bilmeyen bir katil misali... Nefret kusarcasına bağıran insanlar. Ejderha gibi ağzından öfke saçan bir adam. Hıçkıra hıçkıra ağlayan korku dolu bir çocuk. Olan da ne? Katliam mı yoksa sadece bir aks mı? Acı dolu bir kadının gözlerindeki korkunun yansıması. Bedenindeki morlukları gizleme çabasıyla büzülmüş, yok olmayı diliyor. “Yeter” diye düşündü. Artık yetmez mi? Öfke dolu bu adam durulmaz mıydı hiç? Küçük kızın göz pınarlarında kuruyup kalan yaşlar… Yeter! Dur artık lanet adam. Lanetiyle kadını boğan adam. Cehennemden inme zebellah gibi dikilme be adam. Öfkeni yut artık. Sus artık! Dur artık! Durul da ateş gibi yakmaktan bık artık. Nefreti hak eden olmaktan bir kez olsun erin be adam! Yutkundu nefretini küçük kız ve baktı, baktı, baktı. En sonunda boydan boya yardı ruhunu ve ölümü kustu, kustu, kustu. Tüm acısını sükuta eren çığlıklara bıraktı. Sustu, sustu ve durmadan sustu. Yuttu ömrünü çürüten anıları. Sustukça büyüdü yaraları, küçüldü umutları. Çıkış kapısını aradığı labirentte karardı yolları, aşındı tabanları. Önü ardı dipsiz bir kuyu, boğazına sarılmış bir garip huyu…




  • Instagram - Siyah Çember
  • Heyecan - Siyah Çember
  • Spotify - Siyah Çember